AÇIK MEKTUP

Sayın Emin PAZARCI, Yazar, Takvim Gazetesi

16 Şubat 2012 günlü Takvim Gazetesi’nde, Emin Pazarcı imzalı “İşte Açıklanmayan O İsimler” başlıklı yazıda, adımın geçtiği bazı nitelemelerin yersiz ve haksız olduğu düşüncesiyle yazıyorum.  

Söz konusu yazıda, “.. [Parti Meclisi’ne seçildikleri] tarihte CHP üyesi olmayan, CHP’nin önünden geçmemiş, partinin yerini bile bilmeyen, hatta geçmişte “CHP’ye küfreden, CHP için hiçbir çaba göstermeden milletvekili seçilen…. hatta genel başkan yardımcısı yapılan…” isimlerin açıklandığı belirtilmektedir. Bunlar arasında kendi adım da geçmektedir.

 

Parti Meclisi’ne seçildiğimde CHP üyesiydim. Cumhuriyet Halk Partisi’ne üyelik başvurum, 14 Aralık 2010 günlü MYK toplantısında, 12. Madde çerçevesinde kabul edildi. 18 Aralık 2010 günü yapılan Olağanüstü Kurultay toplantısında CHP üyesiydim. Kurultay’da Bilim Yönetim Kültür Platformu listesinden aday gösterildim. CHP delegeleri tarafından yapılan seçimde, toplam 18 aday arasından seçilecek 12 kişinin içine, en çok oy alan ikinci kişi olarak girdim.

 

CHP geleneği içinde siyasi mücadele verdim. Siyasi parti üyeliği temelinde, 2002 yılından bu yana CHP geleneği içinde parti yöneticiliği yaptım. Türkiye’nin Türkiye’den yönetilmesini sağlamak amacıyla, Kemalist ilkeler temelinde çalışmak üzere, 14 Temmuz 2002 yılında Prof. Dr. Mümtaz SOYSAL başkanlığında Bağımsız Cumhuriyet Partisi’nin (BCP) kurucu üyesi oldum. Üniversitede yöneticilik görevi almam nedeniyle 6 Mart 2009 tarihine kadar, bu partide Program yazımı sorumluluğu, Parti Meclisi üyeliği, Genel Başkan Yardımcılığı olarak çeşitli görevler aldım.

 

CHP örgütü içinde hiçbir çaba göstermeden milletvekili seçildim. Yıllarca CHP içinde olmamamıza yol açan nedenlerin başında, daha pek çok aydın için olduğu gibi, Sayın Önder Sav’ın yönetiminde uygulanan örgütlenme anlayışı gelir. Bilindiği üzere, CHP kapısının kime açık kime kapalı tutulacağı doğrudan kendilerince belirleniyordu. CHP’de olma başvuruları, istekleri ya da niyetleri, gerekçesiz ve kimseye de hesap verme gereği duymadan kendilerince geri çevrilmiş çok sayıda akademisyen, gazeteci, yazar-çizer adı saymak mümkündür.

Geçen yıllar içinde, CHP örgütü içinde değil ama CHP meclis grubuyla yakın ilişki içinde etkili çalışmalar yürüttüğümüzü de belirtmeliyim.

 

Son söz olarak. Örgütler makamlarla bütündür; makam sahipleriyle değil. Bu sözler de örgütün değildir; eski bir makam sahibinin, örgütü, makamın şimdiki temsilcilerine karşı öfkelendirme umudundan ibarettir.

Bu sözleri, kendi adıma yersiz ve haksız sözler olarak değerlendiriyor ve reddediyorum.

 

19 ŞUBAT 2012, Pazar

Prof. Dr. Birgül AYMAN GÜLER

İzmir Milletvekili, CHP Genel Başkan Yardımcısı