CHP Milletvekillerinden ‘Birliğe Çağrı’: "Parti Yöneticileri İçin Bir Yükümlülük”

 

Cumhuriyet Halk Partisi;  gücünü ilkelerinden, ideolojisinden, Cumhuriyetin kurucu iradesine sahip çıkmaktan ve bu konularda asla ödün vermeyen örgütüyle partililerinden almaktadır.
CHP Milletvekilleri Gürkut Acar, Süheyl Batum, Birgül Ayman Güler, İsa Gök, Şevki Kulkuloğlu, Nur Serter ve Dilek Akagün Yılmaz Meclis’te düzenledikleri Basın Toplantısı’nda; “ Cumhuriyet Halk Partisi, terör örgütü PKK ile pazarlık sürecinin ve ‘barış’ adı altında sergilenen çözülme senaryosunun paydaşı olmamıştır ve olmayacaktır” dediler.
İstanbul Milletvekili Nur Serter’in okuduğu, ortak hazırlanan basın açıklaması metninde, partinin birlik ve bütünlüğü zedelenmeden, tarihsel gücünü ve Türk siyasetindeki önemini bilerek siyaset yapmanın, tüm milletvekilleri ve parti yöneticileri için bir yükümlülük olduğu vurgulandı.
Açıklamada partinin ilkeleri ve ideolojisi ile bağdaşmayan, CHP’nin öncülük etmediği ve CHP kurumsal kimliğini taşımayan bildirilere imza atmanın, CHP’nin birlik ve bütünlüğüne zarar verdiği belirtilerek, “Barış İçin Demokrasi” adı ile yer alan bildiri, beş maddelik açıklama ile eleştirildi.
 
(1) Terör örgütünün silah bırakmayacağını açıkça ilan etmesini tamamen görmezden gelerek PKK-BDP tezlerini desteklemektedir.
 
(2) “Etnisite temelli olmayan bir yurttaşlık tanımı” önererek Türk Milleti ve Türk Vatandaşlığı kavramının Anayasa’dan çıkarılmasını öngörmektedir. Bu, yurttaşların eşitliği yerine etnik yapıların eşitliğini öngörmek demektir. Bu öneri, PKK-BDP-AKP taleplerine açık bir destek anlamı taşımakta ve PKK siyasetinin anayasal taleplerine destek vermektedir.
 
(3) Türkçe dışındaki dillerde siyaset yapılabilmesi talebine yer vererek, parlamento çalışmalarını Türkçe dışındaki dillere açma girişiminde bulunmaktadır.
 
(4) Özel Yetkili Mahkemelerin verdiği tüm kararlara karşı yeniden yargılama süreçlerinin işletilmesini öngörmektedir. Bu yolla Abdullah Öcalan’ın yeniden yargılanıp salıverilmesinin yolu açılmaktadır.
 
(5) Yerel yönetimlerden değil, yerel iktidarlardan söz ederek federasyonun da yolunu açmaktadır. Cumhuriyet Halk Partisi, yerel yönetimlerin güçlendirilmesine her zaman destek vermiştir; ancak, muğlak ifadeler altına gizleyerek Öcalan ve Karayılan tarafından dile getirilen “ulus devletin ortadan kaldırılması” ve “federasyon” önerilerine tamamen karşıdır.
 
“Abdullah Öcalan’ın taleplerinin Anayasa çalışmasında yer almasını amaçlayan ve buna “Barış Süreci” adı veren anlayışın CHP politikalarında yeri yoktur” ifadelerinin yer aldığını belirten Serter; “Cumhuriyet Halk Partisi, emperyalizme ve egemen sınıflara karşı ezilen sınıfların sesidir.  İşte bu nedenledir ki, CHP demokrasinin, eşitliğin, özgürlüğün ve barışın teminatıdır” dedi.
 
“Birlik ve Bütünlüğünü Korumaya Davet Ediyoruz”
Açıklamada bazı milletvekilleri ve parti yöneticilerinin partinin resmi söylemi dışındaki arayışlara destek vermeleri eleştirilerek, bu durumun CHP’de izlenen politikanın etkinliğini ve güvenirliğini zaafa uğrattığı vurgusu yapıldı. Serter açıklamayı “tüm arkadaşlarımızı ve Partimizin yetkili kurullarını söz konusu bildirinin içeriğini yeniden değerlendirmeye ve partimizin ilke ve ideolojisiyle birlik ve bütünlüğünü korumaya davet ediyoruz” sözleri ile bitirdi.