Güler, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Moralini Sordu


CHP İzmir Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Birgül Ayman Güler; son günlerde medyada, “TSK personelinin moralinin düşük olduğu” şeklinde sıklıkla dile getirilen haberleri, Yazılı Soru Önergesi ile Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz'a sordu.

10.09.2012
 
 
 
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA
Aşağıdaki sorularımın Milli Savunma Bakanı Sayın İsmet YILMAZ tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını bilgilerinize sunarım.
Saygılarımla.
 
Son günlerde medyada, “TSK personelinin moralinin düşük olduğu” sıklıkla dile getirilmeye başlanmıştır.
Bunun başlıca nedenleri: TSK personeline yönelik olarak son yıllarda  gittikçe artan, özellikle subay ve generallere yönelik yıpratıcı haberler; hükümet için cebren devirme niyetinin bir parçası olarak kabul edildiği halde TSK personeline karşı olduğunda her nedense artık doğal karşılanan ve ne olduğu bilinmeyen internet sitelerindeki çirkin şaibeler; subaylık ve generalliği itibarsızlaştıran Casusluk, Fuhuş, Balyoz, Ergenekon gibi hukuk dışı davalar ve neredeyse hükümet üyelerini katılmaktan görev yapamayacak hale getiren şehit cenazelerindeki olağanüstü artış ve subay ve generallerde geçmiş yıllara göre arttığı ifade edilemeye başlanan kadrosuzluğu beklemeyen erken emeklilikler olarak sayılabilir. 
Bir soru önergesine verilen, Askeri Okullara başvuru oranının düştüğünü gösterir bilginin de işaret ettiği gibi, bir zamanlar çok güvendiğimiz bu onurlu ve peygamber ocağı kabul edilen mesleğin geleceği de endişe verici bir hal almaktadır. Zira büyük Atatürk’ün de veciz bir şekilde ifade ettiği gibi “Bir Ordunun Kıymeti Subay ve Komuta Heyetinin Değeri İle Ölçülür”. Zira sadece modern silahlar almak veya tesis yapmak ile savunma görevi yerine getirilemez. Bu seviyede yaşanacak her türlü zafiyet, bu ülkenin bekası için çok önemli bir hassasiyet olarak görülmelidir. Bir aksaklık hissediliyorsa,  mesleği iyileştirecek önlemler almak başka şey, mesleği kötüleyerek itibarsızlaştırmak veya buna göz yummak başka şeydir. 
TSK’nın açıklama yapmaya yetkili olan gururlu ağızları ise, mesleki ahlakları ve görevleri gereği, son derece doğal olarak “TSK personelinin morali ve azmi tamdır” şeklinde açıklamalar yapmaktadırlar. Ancak bilinen harp prensipleri arasına dahi girmiş olan Moral’in Ordumuz içinde gerçekten hangi seviyede olduğu bugün neredeyse bir muamma olup, milletine ve devletin karşı sorumlu olan biz Milletvekilleri için, bunu tespit etmek ve iyileştirici düzenlemeler yapılmasını sağlamak da temel bir görevdir. 
 
SORULAR:
Aşağıdaki kategorilerde 2009 yılı dahil bugüne dek yıllar itibariyle sayılar nelerdir?
Subay ve General rütbelerinde kadrosuzluktan emekli edilenlerin sayısı nedir?
Kendi isteği ile gerçekleşen erken emeklilik sayısı yıllara göre nedir?
 
Milli Savunma Bakanlığı tarafından, ordumuzun Moral Durumu’nu tespite dair bilimsel, gerçekçi ve kurum dışı bir çalışma veya denetim yapılmış veya yapılmakta mıdır?
 
Yapıldı ve yapılmaktaysa bu çalışma nedir?  Ne zaman başlanmıştır?
 
Böyle bir çalışma varsa, sonuçları TBMM Milli Savunma Komisyonu başta olmak üzere TBMM ile paylaşılacak mıdır?
 
 10.09.2012
 
 
 
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA
Aşağıdaki sorularımın Milli Savunma Bakanı Sayın İsmet YILMAZ tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını bilgilerinize sunarım.
Saygılarımla.
 
Son günlerde medyada, “TSK personelinin moralinin düşük olduğu” sıklıkla dile getirilmeye başlanmıştır.
Bunun başlıca nedenleri: TSK personeline yönelik olarak son yıllarda  gittikçe artan, özellikle subay ve generallere yönelik yıpratıcı haberler; hükümet için cebren devirme niyetinin bir parçası olarak kabul edildiği halde TSK personeline karşı olduğunda her nedense artık doğal karşılanan ve ne olduğu bilinmeyen internet sitelerindeki çirkin şaibeler; subaylık ve generalliği itibarsızlaştıran Casusluk, Fuhuş, Balyoz, Ergenekon gibi hukuk dışı davalar ve neredeyse hükümet üyelerini katılmaktan görev yapamayacak hale getiren şehit cenazelerindeki olağanüstü artış ve subay ve generallerde geçmiş yıllara göre arttığı ifade edilemeye başlanan kadrosuzluğu beklemeyen erken emeklilikler olarak sayılabilir. 
Bir soru önergesine verilen, Askeri Okullara başvuru oranının düştüğünü gösterir bilginin de işaret ettiği gibi, bir zamanlar çok güvendiğimiz bu onurlu ve peygamber ocağı kabul edilen mesleğin geleceği de endişe verici bir hal almaktadır. Zira büyük Atatürk’ün de veciz bir şekilde ifade ettiği gibi “Bir Ordunun Kıymeti Subay ve Komuta Heyetinin Değeri İle Ölçülür”. Zira sadece modern silahlar almak veya tesis yapmak ile savunma görevi yerine getirilemez. Bu seviyede yaşanacak her türlü zafiyet, bu ülkenin bekası için çok önemli bir hassasiyet olarak görülmelidir. Bir aksaklık hissediliyorsa,  mesleği iyileştirecek önlemler almak başka şey, mesleği kötüleyerek itibarsızlaştırmak veya buna göz yummak başka şeydir. 
TSK’nın açıklama yapmaya yetkili olan gururlu ağızları ise, mesleki ahlakları ve görevleri gereği, son derece doğal olarak “TSK personelinin morali ve azmi tamdır” şeklinde açıklamalar yapmaktadırlar. Ancak bilinen harp prensipleri arasına dahi girmiş olan Moral’in Ordumuz içinde gerçekten hangi seviyede olduğu bugün neredeyse bir muamma olup, milletine ve devletin karşı sorumlu olan biz Milletvekilleri için, bunu tespit etmek ve iyileştirici düzenlemeler yapılmasını sağlamak da temel bir görevdir. 
 
SORULAR:
Aşağıdaki kategorilerde 2009 yılı dahil bugüne dek yıllar itibariyle sayılar nelerdir?
Subay ve General rütbelerinde kadrosuzluktan emekli edilenlerin sayısı nedir?
Kendi isteği ile gerçekleşen erken emeklilik sayısı yıllara göre nedir?
 
Milli Savunma Bakanlığı tarafından, ordumuzun Moral Durumu’nu tespite dair bilimsel, gerçekçi ve kurum dışı bir çalışma veya denetim yapılmış veya yapılmakta mıdır?
 
Yapıldı ve yapılmaktaysa bu çalışma nedir?  Ne zaman başlanmıştır?
 
Böyle bir çalışma varsa, sonuçları TBMM Milli Savunma Komisyonu başta olmak üzere TBMM ile paylaşılacak mıdır?
 
 .                              

                                                                                                                                                                                                              10.09.2012
 
 
 
                                                                                   TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

Aşağıdaki sorularımın Milli Savunma Bakanı Sayın İsmet YILMAZ tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını bilgilerinize sunarım.
Saygılarımla.

 
Son günlerde medyada, “TSK personelinin moralinin düşük olduğu” sıklıkla dile getirilmeye başlanmıştır.
Bunun başlıca nedenleri: TSK personeline yönelik olarak son yıllarda  gittikçe artan, özellikle subay ve generallere yönelik yıpratıcı haberler; hükümet için cebren devirme niyetinin bir parçası olarak kabul edildiği halde TSK personeline karşı olduğunda her nedense artık doğal karşılanan ve ne olduğu bilinmeyen internet sitelerindeki çirkin şaibeler; subaylık ve generalliği itibarsızlaştıran Casusluk, Fuhuş, Balyoz, Ergenekon gibi hukuk dışı davalar ve neredeyse hükümet üyelerini katılmaktan görev yapamayacak hale getiren şehit cenazelerindeki olağanüstü artış ve subay ve generallerde geçmiş yıllara göre arttığı ifade edilemeye başlanan kadrosuzluğu beklemeyen erken emeklilikler olarak sayılabilir. 
Bir soru önergesine verilen, Askeri Okullara başvuru oranının düştüğünü gösterir bilginin de işaret ettiği gibi, bir zamanlar çok güvendiğimiz bu onurlu ve peygamber ocağı kabul edilen mesleğin geleceği de endişe verici bir hal almaktadır. Zira büyük Atatürk’ün de veciz bir şekilde ifade ettiği gibi “Bir Ordunun Kıymeti Subay ve Komuta Heyetinin Değeri İle Ölçülür”. Zira sadece modern silahlar almak veya tesis yapmak ile savunma görevi yerine getirilemez. Bu seviyede yaşanacak her türlü zafiyet, bu ülkenin bekası için çok önemli bir hassasiyet olarak görülmelidir. Bir aksaklık hissediliyorsa,  mesleği iyileştirecek önlemler almak başka şey, mesleği kötüleyerek itibarsızlaştırmak veya buna göz yummak başka şeydir. 
TSK’nın açıklama yapmaya yetkili olan gururlu ağızları ise, mesleki ahlakları ve görevleri gereği, son derece doğal olarak “TSK personelinin morali ve azmi tamdır” şeklinde açıklamalar yapmaktadırlar. Ancak bilinen harp prensipleri arasına dahi girmiş olan Moral’in Ordumuz içinde gerçekten hangi seviyede olduğu bugün neredeyse bir muamma olup, milletine ve devletin karşı sorumlu olan biz Milletvekilleri için, bunu tespit etmek ve iyileştirici düzenlemeler yapılmasını sağlamak da temel bir görevdir. 
 
SORULAR:
1-Aşağıdaki kategorilerde 2009 yılı dahil bugüne dek yıllar itibariyle sayılar nelerdir?
a-Subay ve General rütbelerinde kadrosuzluktan emekli edilenlerin sayısı nedir?
b-Kendi isteği ile gerçekleşen erken emeklilik sayısı yıllara göre nedir?
 
2-Milli Savunma Bakanlığı tarafından, ordumuzun Moral Durumu’nu tespite dair bilimsel, gerçekçi ve kurum dışı bir çalışma veya denetim yapılmış veya yapılmakta mıdır?
 
3-Yapıldı ve yapılmaktaysa bu çalışma nedir?  Ne zaman başlanmıştır?
 
4-Böyle bir çalışma varsa, sonuçları TBMM Milli Savunma Komisyonu başta olmak üzere TBMM ile paylaşılacak mıdır?